AX Medya

Şair-i Azam – Abdülhak Hamit Tarhan

Şair-i Azam şiiri içeriğimizde Abdülhak Hamit Tarhan’ın Şair-i Azam şiirini siz kıymetli okurlarımızla paylaşmış olduk. Şair-i Azam şiirinin dili biraz ağır olduğu için, şiiri anlamakta da güçlük çekebiliyoruz. Ancak derin anlamlara ulaştıkça da şiirin güzelliğine şahit oluyoruz.

Şair-i Azam – Abdülhak Hamit Tarhan

Mevki Viyana
Bir darbe-i ma’kus ile düşmüş o yana
Hep tersine dönmüştür onun giydiği şeyler
Hem bid-defaat!
Onlarla yatıp kalkar imiş kendisi söyler
Vaktiyle bütün Pul’da yapılmışsa da heyhat!
Cümlesi solmuş.
Vaktiyle siyah, şimdi fakat yemyeşil olmuş
Bir paltosu vardır.
Tek gözlüğü vardır, geceler kandilidir o.
Ya rab ne hayat!
Cepler delik az çok
Lakin ne zarar var ki delikten düşecek yok.
Bir korkusu vardır
Meyhanelerin saat-i tatili pek erken…
Bir kirli paçavrayla gezer
Mendilidir o.
Lastikleri bir başkasınındır ki yürürken
Durmaz ayağından çıkar ekser…
Serpuşu ne festir, ne külahtır, ne sarıktır
Kalpak da değildir
Bir şapka mı, haşa. O onun kendine mahsus
Bir başka şekildir.
Keşkül gibi bir şey…
Milliyetini farık olan yok, soruyorlar:
Kimdir bu alamet, bu musibet, ne kılıktır.
Ürkütmeyelim sus…
Bir kahkaha, bir av’ava kopmakta peyapey
Bazen de müheyyâ-yı tasadduk duruyorlar.
Zül farkına bir zam!
Ancak biri vardır, ona der: Şair-i Azam!

Bu bölümümüzde siz kıymetli okurlarımızla Abdülhak Hamit Tarhan’ın Şair-i Azam şiirini sizlerle paylaşmış olduk. Abdülhak Hamit Tarhan’ın diğer şiirlerine Abdülhak Hamit Tarhan kategorimizden ulaşabilirsiniz.

Yorum yapın